Travesti Kadıköy Perde Arkasındaki Kırmızı Hayatlar

.kadikoypng

Kadıköy’ün Kırmızı Işıkları
Gece, Kadıköy’ün dar sokaklarına bir başka yakışıyordu. Islak taş kaldırımlar, sokak lambalarının sarı ışığında parlıyor, aralara serpiştirilmiş kırmızı neonlar ise bambaşka bir dünya işaret ediyordu. Bu dünyada her bakış bir davet, her adım bir hikâyeydi.

Eliz ve Kırmızı Elbise

Onu gören herkesin aklında aynı soru belirirdi: “Kim bu kadın?”
Eliz, omuzlarına düşen siyah saçlarının arasından sokağa meydan okuyan bakışlar atar, kırmızı elbisesiyle gecenin soğuk havasına inat, sıcak bir ateş gibi yürürdü. Kadıköy’de yaşayanlar için o, sadece bir travesti değil; gecenin hikâyesini taşıyan bir roman kahramanıydı.

Meyhaneden Çıkan Adam
O gece, bir meyhanenin kapısı açıldı. İçeriden çıkan adam, hafif alkolün etkisiyle yavaş adımlarla yürüyordu. Gözleri Eliz’e takıldı. Bir an durdu. Aralarında bir şeyler oldu; kimse duymadı ama ikisi de hissetti. Çünkü bazı konuşmalar kelimelerle değil, bakışlarla yapılırdı.

Sokak Arasındaki Kırmızı Kapı
Eliz, başıyla hafif bir işaret yaptı. Adam onu takip etti. Moda ile Bahariye arasındaki dar bir sokakta, üzerinde sadece küçük bir kırmızı ışık yanan kapının önünde durdular.
“Buradan sonrası” dedi Eliz, “sadece cesurların bildiği yer.”

Perde Arkasındaki Hayat

Kapı açıldı, içeriden yoğun bir parfüm kokusu, kahkaha ve hafif bir müzik sesi yayıldı. Loş ışıkta dans eden siluetler, yavaşça seçilmeye başlandı. Burada hayat, dışarıda göründüğü gibi değildi; kırmızı ışığın altında insanlar daha dürüst, daha kırılgan ama aynı zamanda daha özgürdü.

Sırlar ve Gözyaşları
Gecenin ilerleyen saatlerinde, Eliz’in dudaklarından dökülen şu söz, adamın zihninden uzun süre çıkmadı

Travesti Kadıköy: Perde Arkasındaki Kırmızı Hayatlar – Röportaj
Yer: Moda ile Bahariye arasındaki dar sokaklardan biri.
Tarih: Yağmurlu bir Kadıköy gecesi.
Röportajı Yapan: Mert Yıldız (Gazeteci)
Röportaj Konuğu: Eliz (32), 10 yıldır Kadıköy’de yaşayan bir travesti.

“Burası sadece bir semt değil, bir sahne”
Mert: Eliz, seni burada, bu kırmızı ışıklı kapının önünde görmek Kadıköy’ün ruhunu daha iyi anlamamı sağladı. Öncelikle, bu sokak senin için ne ifade ediyor?

Eliz: (Gülümsüyor) Bu sokak, benim hayatımın hem sahnesi hem kulisi. Gündüzleri sıradan görünebilir ama gece olduğunda burada herkes kendi hikâyesini yazar. Burası, hem kaybolmak hem de kendini bulmak isteyenlerin yeri.

“Kırmızı ışık bazen özgürlük, bazen yalnızlık”
Mert: İnsanlar kırmızı ışığı genelde erotizmle bağdaştırır. Senin için ne ifade ediyor?

Eliz: Kırmızı ışık dışarıdan bakıldığında davetkâr görünür ama içinde çok şey saklar. Bazen özgürlük demektir; çünkü burada kimse kimseyi yargılamaz. Ama bazen de yalnızlık… O ışığın altında parlayan gülüşlerin çoğu, eve gidince yerini sessizliğe bırakır.

“Müşteri değil, hikâye biriktiriyorum”
Mert: Gecelerde tanıştığın insanlar sana ne bırakıyor?

Eliz: Herkesin bir hikâyesi var. Kimi benden sadece bir gece ister, kimi konuşacak bir dost. Yıllar içinde anladım ki, ben aslında müşteri değil hikâye biriktiriyorum. Ve bu hikâyelerin çoğu, kimsenin bilmediği kadar kırılgan.

“Kadıköy bana sahici olmayı öğretti”
Mert: Bu semt seni nasıl değiştirdi?

Eliz: Kadıköy bana sahici olmayı öğretti. Burada maskeler kolay düşer. İster sanatçı ol, ister iş adamı… Gece herkes eşitlenir. Ben de burada olduğum kişi olmayı öğrendim.

Yorum gönder