Travesti Kadıköy’de Arzu, Çılgınlık ve Bitmeyen Aşk

kadıköy

Kadıköy, gündüzleri kalabalık sokaklarıyla, vapur sesleriyle ve kahve kokan köşeleriyle bildiğimiz bir semt. Ama gece olunca işin rengi değişir. Bir anda sokak lambalarının altındaki gölgeler, neon ışıklarla aydınlanan barlar ve kulüpler bambaşka bir dünyanın kapısını aralar. İşte bu dünyanın içinde, travesti Kadıköy sahnesi hayat bulur.

O gece de sıradan başlamıştı. Moda’dan aşağıya doğru yürürken, rüzgâr saçlarımı savuruyor, uzaktan gelen müzik sesleri içimi kıpırdatıyordu. İçimde tanımlayamadığım bir heyecan… Sanki birazdan hayatımın akışını değiştirecek bir şey olacakmış gibi.

Bir bara girdim. Kırmızı ışıklarla süslenmiş, sigara dumanı havada asılı, masalarda fısıldaşan insanlar… Derken sahneye o çıktı. Yüksek topuklarıyla tüm salonun dikkatini toplayan, gözlerinde cesaretin ve arzunun ateşi olan bir travesti. Sahneye adım attığı anda herkes sustu, çünkü o sadece bir insan değildi; sanki gecenin ruhunu bedenine giymişti.

Şarkı söyledi, dans etti, kahkahalar attı. Ama en çok da gözleriyle konuştu. Bir an bana baktığını hissettim. İçimdeki bütün duvarlar yıkıldı. O bakışta hem çılgınlık vardı, hem de sanki gizli bir aşk hikâyesinin daveti.

Gece ilerledikçe barın ritmi hızlandı. Kadehler tokuşuyor, kahkahalar yükseliyordu. Ama benim aklım hep o bakıştaydı. Cesaretimi toplayıp yanına gittim. Sıradan bir merhaba bile demedim, sadece “sen bu geceyi unutulmaz yapacaksın değil mi?” dedim. Gülümsedi. “Unutmak mı? Kadıköy’de aşk zaten hiç bitmez…” diye fısıldadı.

O an anladım; burası sadece bir semt değil, özgürlüğün ve tutkunun merkeziydi. Arzuların bastırılmadığı, çılgınlığın ayıplanmadığı, aşkın ise hep yeniden doğduğu bir yer. Ve ben o geceden sonra Kadıköy’ü hiç aynı gözle görmedim.

– Kadıköy gecelerini bu kadar özel kılan nedir sence?
Aslında basit gibi görünüyor ama değil. Burada insanlar kendini gizlemiyor. Bir bara girdiğinde ya da sokakta yürürken, farklı hayatların aynı yerde buluştuğunu görüyorsun. O yüzden Kadıköy geceleri biraz özgürlük, biraz cesaret, biraz da çılgınlık demek.

– Peki senin hikâyen? Nasıl başladın bu dünyaya?
Benim hikâyem uzun. Küçük yaşlardan beri farklı olduğumu biliyordum. Ama sahneye ilk çıktığım gece, gerçekten doğduğumu hissettim. Işıklar üzerimdeydi, insanlar bana bakıyordu ve ben artık gizlenmiyordum. O an dedim ki: “Evet, burası benim dünyam.”

– İnsanlar travesti Kadıköy sahnesini dışarıdan nasıl görüyor?
Kimileri merak ediyor, kimileri yargılıyor. Ama işin içine girince herkes fark ediyor ki burada sadece eğlence yok. Aşk da var, dostluk da var. Hatta bazen kocaman bir aile gibi oluyoruz.

– Arzu ve çılgınlık dedin. Aşk nerede devreye giriyor?
Aşk her yerde. Bir bakışta, bir gülüşte, bir şarkının içinde… Kadıköy’de aşk hiç bitmiyor. Belki çok büyük sözlerle anlatılmıyor ama hissediliyor. Ve belki de en güzeli bu; bir gecede tanışıp yıllarca unutamadığın bir anı oluyor.

– Son olarak Kadıköy’ü tek cümleyle tarif etmen gerekse?
Kadıköy, arzunun çekinmeden yaşandığı, çılgınlığın ayıp sayılmadığı ve aşkın hep yeniden doğduğu bir yer.

Yorum gönder